|
|
|
|
Yozgat ili, Türkiye Cumhuriyeti'nin
İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir ildir.
Yıllara göre il nüfus verileri
2008 484.206
2007 492.127
2000 682.919
1997 614.259
1990 578.719
1985 545.301
1980 504.433
1975 500.371
1970 464.410
1965 437.883
1960 402.40
İlin yaş ortalaması oldukça gençtir.
Özellikle 10-14 ve 15-19 yaş grubunun nüfusa oranı yüksektir.
Yozgat ilinde sert kara iklimi hüküm
sürer. Yaz ile kış, gece ile gündüz arasında büyük ısı farkı
vardır. Isı -23°C ile + 37,1°C arasında seyreder. Senenin 40
günü kar yağışlı geçer ve 20 günü -10°C’nin altındadır. Senelik
yağış ortalaması 540 mm’dir.
Bitki örtüsü: Yozgat il
topraklarının % 56’sı ekili-dikili alanlardan, % 28’i
ormanlardan, % 15’i çayır ve mer’alardan ibârettir. Akdağlar,
Bozok Yaylasının tepeleri ile Merkez ilçede 270 hektarlık bir
bölge orman ve fundalıklarla kaplıdır.
Yozgat ili, İç Anadolu Bölgesi'nin
Orta Kızılırmak Bölümü'nde Bozok Platosu üzerinde yer
almaktadır.
Ankara–Sivas karayolu ile Samsun-Kayseri-Mersin karayolları
Yozgat'tan geçmektedir. Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta
önemli bir yere sahiptir. Ülkemizden ve Avrupa ülkelerinden
Ortadoğu'ya yapılan ticaret, bu yolların önemini daha da
artırmaktadır. Kuzeyde; Çorum, Amasya, Tokat, doğuda; Sivas,
güneyde; Kayseri, Nevşehir, batıda; Kırşehir, Kırıkkale illeri
ile komşudur.
İlin doğusu ile batısı arasında yaklaşık 8 dakikalık bir fark
vardır. Yozgat, alan bakımından Türkiye'nin 15. ilidir. İzdüşüm
alanı 13597 km², gerçek alanı ise 14123 km²'dir. İl geneli fazla
dağlık değildir.
İlde, yüksek lisans düzeyinde eğitim
veren Bozok Üniversitesi vardır. Bunun yanısıra ilde Fen lisesi,
Anadolu Öğretmen lisesi, Turizm Otelcilik Meslek lisesi ve
Anadolu lisesi bulunmaktadır.
İlin ekonomisi büyük oranda tarıma
dayalıdır. Yer şekilleri %98,8 oranında tarıma imkan
vermektedir. İlde, yarı kurak iklim şartlarından dolayı, kuru
tarım yaygınlaşmış ve ürün çeşitleri azalmıştır. İlde yoğun
olarak, tahıllar ve baklagiller yetiştirilmektedir. Bunların
yanısıra sulu tarım alanlarında şekerpancarı, ayçiçeği, patates
ve soğan türü ürünler yetiştirilmektedir. Sulanabilir alanlar
sınırlı olduğu için, il tarımında sebze üretiminin önemi azdır.
İklimin sert oluşu ve depolama olanaklarının azlığından dolayı,
meyve üretimi büyük boyutlarda değildir. Elma, armut, kayısı,
vişne, üzüm, ayva, badem ve ceviz yetiştirilen başlıca
meyvelerdir.
İl ekonomisinde tarımın yanısıra hayvancılıkta önemli bir gelir
kaynağıdır. Bozkırların geniş yer kaplaması küçükbaş
hayvancılığın yaygınlaşmasına ortam hazırlamıştır. Hayvancılık
genelde tarımsal faaliyetlerle bir arada yapılmakta olup, mera
hayvancılığı biçimindedir. Son yıllarda hayvan soylarının ıslahı
çalışmaları ve hayvansal ürünleri değerlendirmeye yönelik sanayi
faaliyetleri ile hayvancılık alanında canlanma olmuş, modern
işletmeler kurulmaya başlamıştır. İlde, küçükbaş hayvanladan;
akkaraman koyunu, kıl ve tiftik keçisi, büyükbaş havyanlardan
sığır ve manda gibi cinsler beslenmektedir. Deri üretimi
Yozgat'ın önemli gelir kaynaklarındandır. Son yıllarda kümes
hayvancılığında da önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Küçük
ölçekli tavuk çiftliklerinde, modern yöntemlerle üretim
yapılmakta olup, özellikle 1995 yılından itibaren yumurta
üretiminde belirgin artışlar olmuştur.
İl topraklarının %18,24'ünü kaplayan ormanlar Akdağmadeni,
Aydıncık, Çandır, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri ve Saraykent'te
yoğunlaşmıştır. Boğazlıyan ve Yenifakılı ilçelerinde ise orman
örtüsü neredeyse hiç yoktur. İlde ormanları işletmek ve korumak
üzere toplam üç işletme müdürlüğü mevcuttur.
Tarih
Yozgat ili Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir.
Alişar Höyüğünde 5000 sene önceye âit eserler bulunmuştur.
Yozgat il toprakları Anadolu’da ilk siyâsî birliği kuran
veAnadolu’da târih devrinin başlangıcı kabul edilen Hititlerin
sınırları içinde ve en kalabalık yerleşme merkezlerinden
biriydi. M.Ö. 1500-2000 yılları arasında kurulan Hitit
Krallığının merkezi Hattuşaş, Yozgat il sınırları içindedir.
Sâmi Asurlular Kızılırmak’ı geçerek buraya kadar gelmişlerse de,
bu bölgeye hâkim olamamışlardır. Frikya ve Lidya krallıkları bu
bölgeye devamlı hâkim olamadılar.
M.Ö. 6. asırda Presler Anadolu’nun mühim kısmını ve bu bölgeyi
istilâ ettiler. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender, Pers
Devletini yenerek Anadolu ve İran’ı krallığına kattı.
İskender’in ölümü üzerine imparatorluk komutanları arasında
taksim edilerek Anadolu, Asya İmparatorluğu (Selevkoslar
Devleti)nin payına düştü. Az sonra bu bölge Kapadokya Krallığına
geçerek Kayseri’den idâre edilmiştir.
M.Ö. 1. asırda Roma İmparatorluğu bütün Anadolu gibi bu bölgeyi
de kendi toprakları içine kattı. M.S. 395 senesinde Roma
İmparatorluğu ikiye bölününce Anadolu Doğu Roma (Bizans)nın
payına düştü.
İslâm orduları ve Sâsânîler zaman zaman Bizans’ın elindeki bu
bölgeye akınlar yapmışlarsa da bu bölgeyi devamlı olarak
ellerinde tutamadılar.
1071 Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu fâtihi ve Anadolu’da ilk
Türk devletinin kurucusu Kutalmışoğlu Gâzi Süleymân Şah
başkumandanlığındaki Selçuklu Oğuz orduları, bütün Anadolu gibi
Yozgat bölgesini de fethederek 1077’de kurulan Selçuklu Türk
Devletine kattı. Bir ara Danişmendoğullarının nüfûzuna giren bu
bölge, devamlı Konya’ya yâni, Anadolu Selçuklu Türk Devletine
bağlı kaldı. 1308’de Selçukoğulları Hânedanı düşünce, Anadolu
gibi bu bölge de İlhanlı Devletine bağlandı.
İlhanlıların sonuncu Anadolu Genel Vâlisi Uygur Türklerinden
Eratna Bey 1335’te Sivas’ta istiklâlini îlân edince bu bölge
Eretna Beyliğine geçti. Bu topraklar 1380’de Selçukoğullarından
Melik Rükneddîn’e intikal etti. 1398’de Kâdı Burhâneddîn
öldürülünce Sultan Yıldırım Bâyezîd Han bu bölgeyi 1398’de
Osmanlı Devletine kattı.
Tîmûr Han 1402-1403 senelerinde Yozgat’ı ele geçirdi. Tîmûr Han
Anadolu’yu terk edince Çelebi Sultan Mehmed Han bu bölgeyi
Osmanlı Devleti sınırlarına yeniden kattı. Bu târihten îtibâren
Osmanlı Devleti yıkılıncaya kadar Yozgat bir İç Anadolu şehri
olarak Osmanlı idâresinde yaşadı.
Türkmen beylerinden Çapanoğlu Ahmed Paşa Yozgat’ı yeni baştan
îmâr etti. Bu zat 1762-1813 arasında 51 yıl vâlilik yaptı. Bir
ara Çorum, Kayseri, Ankara, Amasya, Çankırı, Niğde, Tarsus bu
âilenin idâresine verildi. Sultan İkinci Mahmûd Han zamânında
idârî değişiklikler olunca, Üçüncü Çapanoğlu Süleymân Beyin
büyük oğlu Celâleddîn Paşa vezir (mareşal) olarak devlet
hizmetinde çalıştı. Diyarbakır, Halep, Maraş, Erzurum, Adana ve
Kayseri vâliliği yaptı ve 1846’da vefât etti. Çapan (Çapar) veya
Cebbaroğullarından Ahmed Paşa ve oğulları Hacı Mustafa ile
Süleymân Bey; Ömer Ağa ve Müderris Abdülcebbar ve Abdülfettah
Efendiler bu âileden olup, devlete büyük hizmetleri oldu.
Osmanlı devrinde “Bozok” denilen ve aşağı yukarı bugünkü Yozgat
topraklarını içine alan Sancak (vilâyet), Sivas Beylerbeyliğinin
(eyâletinin) 8 sancağından biriydi. Tanzimattan sonra ise Ankara
vilâyetinin (eyâletinin) beş sancağından biri oldu. Üç kazâsı
vardı.
Cumhûriyet devrinde sancaklara (mutasarrıflıklara) vilâyet (il)
denilince Yozgat vilâyet oldu.
Yozgat adının verilmesi
İlin asıl adı "Bozok" olup, zamanla "Yozgat" olarak
değiştirilmiştir. Oğuzların; "Bozok" koluna mensup Türkmenlerin
bu bölgeye akınıyla birlikte, yöre "Bozok" ismiyle anılmıştır.
1800'lü yıllara doğru bu ismin yanı sıra "Yozgat" adı da
telaffuz edilmiştir.
"Yozgat" adının menşei konusunda ise, değişik söylentiler ileri
sürülmektedir. Bir rivayete göre, Yozgat Saray Köyü'nden (bugün
itibariyle kasaba) itibaren aşağıdan yukarıya doğru kat kat
yükselmektedir. Bu kat kat yükselişindin ve rakımının
yüksekliğinden dolayı önceleri "Yüz kat" denmiş, zamanla bu isim
söylene söylene "Yozgat" halini almıştır.
Diğer bir rivayete göre; Aşiret Reisi Ömer Cabbar(Çapanoğlu)
Ağa'nın yüzü çopurdu. Bu yüzden kendisine Çopur veya Çapar Koca
derlerdi. Söylentiye göre Cabbar Ağa, sürülerini bir yaz günü
yaylakta otlatırken karşısına Hızır çıkıyor ve davar sahibi
Cabbar Ağa'dan içmek için süt istiyor. Güler yüzlü Ömer Ağa
hemen misafirine ikramda kusur etmeyerek, gönül hoşluğu ile sütü
ikram eder. Hızır sütü içtikten sonra çok memnun kalır ve Cabbar
Ağa'ya "Çobanoğlu, yozuna yoz katılsın, memleketinin adı
Yoz-Kant olsun" diyor. Bu sözü söyleyerek kayboluyor. Temeli
böyle olan Yoz-Kant söylene söylene Yozgat halini alıyor.
İsmin kaynağı hakkında her ne kadar tatmin edici bir bilgi yoksa
da uzun yıllar bu bölgenin böyle anıldığı bilinmektedir.
2. Dönem Kütahya Mebusu Cemil Bey tarafından verilen bir takrir
ile Yozgat ismi Bozok olarak değiştirilmiş, bilahare 23 Haziran
1927 tarihinde Bozok Mebusu Süleyman Sırrı Bey ve arkadaşlarının
verdiği bir takrirle Bozok ismi tekrar Yozgat olarak
değiştirilmiştir. Yozgat adı nasıl Bozok'tan dönüşmüştür, pek
anlaşılabilir, bir bilimsellik taşımamaktadır.
Yemek Kültürü
Şehrin yöresel yemekleri; Testi kebabı,ayva basması,
çörek,bazlama,katmer,cızlak,cıvık ekşili,erişte,çap çup,topak
çorba,kaypak,helle çorbası,düğürcük çorbası,bulama
çorbası,sakala sarkan çorba,haside,sütlü kabak,patlıcan turşusu
ve tas kebabıdır.Parmak çörek,peksimet Yozgat'a mahsus özel bir
ekmek türüdür.
Antik Kentler
* Büyüknefes (Tavium - Tavion) Antik Kenti
* Çeşka Yeraltı Şehri
* Alişar Höyüğü
* Hattuşaş
* Kerkenes Harabeleri
Müzeler-Konaklar
* Nizamoğlu evi
* Karslıoğlu Konağı
* Koçerler konağı
* Yozgat Arkeoloji Müzesi
|